Yeminli Tercüme Bürosu

Blog

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Bu videoyu Polatlı Ticaret Odası'nda Yabancı Ortaklı Şirket Kuruluşuna referans olması için çektik.

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
Şirketimizin tanıtımını yapmak üzere Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Banu Sivaslıgil kamera karşısına geçti.
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

blog6Tercüme faaliyetlerinin ve tercümanların resmi olarak ilk defa ortaya çıktığı okuldur Toledo okulu. İspanya’nın Toledo şehrinde kurulmuş ve devrin önemli eserlerini Latinceye çevirmiştir. Değerli tercümanlar yetiştirmiştir. Sonrasında tercüme faaliyetleri uzun süre kesik yemiş ve Aydınlanma Çağı denilen Rönesans ile birlikte bilim, sanat ve din reformlarında tercüme tekrar önem kazanmıştır. Sonrasında tercümanlar özel olarak yetiştirilmeye başlanmış ve bu durum ülkemize ancak ve ancak 19.yüzyıl civarlarında gerçekleşmiştir. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ise üniversiteler zaman içerisinde yükselmiş ve Çeviribilim adı altında bölümler oluşturulmuştur.


Ülkemizde tercümanların tam bir tercümanlık eğitimi aldığı bölüm Mütercim Tercümanlık bölümleri, nam-ı diğer Çeviribilim bölümleridir. Bu bölümler lisans düzeyinde olup açıldıkları dile ve sahip oldukları öğretim elemanlarının niteliklerine göre öğrencisine eğitim verir. Her yıl yapılan ÖSS sınavlarındaki puanlar temel alındığında ülkemizde Boğaziçi, Hacettepe, Trakya ve Dokuz Eylül gibi üniversitelerin tercümanlık bölümleri en çok rağbet gören bölümlerdir. Öğrencilerin bu üniversiteleri tercih listelerinin en başlarına yazmalarında bu üniversitelerde eğitim veren akademik kadroların yetkinliği en önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Tercümanlık eğitimi yetkin kadrolarla verildiği takdirde yoğun bir eğitimdir. Dört senelik lisans eğitiminde öğrenciler birçok alanda nasıl çeviri yapmaları gerektiğini net bir şekilde öğrenir ancak eğitimin içeriğini “edinmek” öğrencinin azmine kalmıştır. Tercümanlık bölümü mezunu öğrenciler tercüme faaliyetini gerçekleştirebilecek birincil nitelikte kimselerdir. İşin mutfağında pişmek, yani “mektepli” olmak ayrı şey, “alaylı” olmak ayrı şeydir.


Geçmişten gelen ve birçok meslek grubu için de kullanılan bu terimler tercümanlar için de geçerlidir. Bu konuyu biraz açalım. Öncelikle belirtelim ki bir yabancı dili bilmek, o dilde tercüme yapabilecek düzeye gelindiğini göstermez. Kaldı ki bir yabancı dilin dil yapısını bilmek konuşabilmek, konuşabilmek ise dil yapısını bilmekle bile eş değer değilken tercüme yapmak bu noktada ayrı bir yere konması gereken bir faaliyettir. Ülkemizde dil edebiyat, dil bilimi ya da Amerikan kültürü ve edebiyatı ve öğretmenlik gibi bölümlerden mezun olup kendisini tercüme sektöründe bulan birçok insan var. Bu insanların büyük bölümü tercüme işini zamanla ve tecrübesiyle gerçekten kotarmış kişilerdir ancak akademik eğitim anlamında işin mutfağından çıkmamış kimselerdir. Dolayısıyla Çeviribilim bölümleri dışındaki bölümler akademik ağırlık anlamında çok az da olsa tercüme dersleri verseler bile hiçbir zaman dört yıllık bir tercümanlık eğitiminin tam karşılığını içermemektedir.

+